Neden geçmisi hep güzel hatırlarız?
- Uzm. Psk. Selin ÖZCAN
- 13 Mar 2020
- 3 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 24 Mar 2020
Geçmis duygularını çok güçlü bir sekilde yasamamıs olsalar bile, neden insanlar geçmis hakkında güçlü görüslere sahip oluyor?

Aile büyükleri ve çevrenizdeki diger yaslı yetiskinlerin, Dünyayı artık geri çevrilemez bir düsüs içinde gördügünü temsil eden ortak bir basmakalıp konusma örnegi, "Bizim zamanımızda, ben gençken ..." ile baslar ve Dünya'nın modern pastasını, modern çaga sıgındıkları seytanlardan arınmıs olarak anlatmaya devam eder.
Genel olarak, çogumuz geçmise genel olarak olumlu bir sekilde bakma egilimindeyizdir. Üniversite hatıraları, anneannenizin bahçesi, dogum günü partileri ve aile yemekleri odaklanılan iyi anılardır; aynı dönemde yasadıgınız, sınav stresi, ödevinizi yapmamanızdan kaynaklanan ögretmene ne cevap verecegim gerginligi, dısarı çıkmak için babanızla kavga etmeniz ise çogu zaman hatırlanmaz. Ilk askınızı öptügünüz anı hatırlarsınız ama sizi terk ettigi gün çogu zaman aklınıza gelmez.
Peki neden genelde negatif olanlardan ziyade pozitif anılara odaklanıyoruz?
Bu soru Benjamin Storm ve Tara Jobe tarafından Psychology Science Dergisinin Kasım, 2012 sayısında yayınlanan bir makalede arastırılmıs. Arastırmada insanların sahip oldugu imajı olumlu sekilde ayakta tutabilmek için hayatına iliskin olumlu anılara odaklanma egilimi olduguna dikkat çekiliyor. Bu yüzden güncel olumlu imajınızı desteklemek için pozitif hatıralara odaklanarak, pozitif bilgi edindigimizi, bu yöntemle aynı zamanda negatif anıları azaltma veya engelleme yeteneginizi de gelistirdigimizi ifade ediyor. Kısacası, hafıza üzerine yapılan bu araştırma, bilginin hafızadan alınmasının hem elde etmek istediginiz bilgileri hem de rakip anıları engelleme süreçlerini aynı anda yürüttügünü gösteriyor. İnsanların anıları engelleme konusunda ne kadar etkili olduklarını, geçmişin olumlu hatıralarına karşı olumsuz hatıralıklardan uzaklaştıklarını öne sürüyor. Sonuç olarak, bu araştırma, geçmişin olumlu hatıralarına odaklanmaya çalışarak olumlu benlik kavramımızı sürdürdügümüzü gösteriyor.
Bir diger açıklama ise, zaman etkisi. Bu olasılık, insanların geçmisteki duygularını simdiki duygulardan daha güçlü bir şekilde yaşaması ve bu nedenle geçmişinin şimdiki zamandan daha yogun hissettiren bir hal almasıdır. Journal of Experimental Psychology, General'in Agustos 2009 sayısında Leaf Van Boven, Katherine White ve Michaela Huber tarafından hazırlanan bir bildiri, tam aksini savunarak konuya açıklık getiriyor. Çalışmada, insanların çeşitli tecrübelerinin yogunlugunu degerlendiriliyor ve zamanla bu yogunlugun nasıl degistigi inceleniyor. Örnegin, insanlar korkunç bir filmin klibi izletiliyor. Klipleri izledikten hemen sonra, filmin çok korkunç oldugu yorumu geliyor. Yaklasık 20 dakika sonra, insanlar ikinci bir klip izliyorlar. İnsanlar ikinci klibin de çok korkunç oldugunu düsünüyorlar. Ancak, ilginç bir sekilde, ikinci videoyu izledikten sonra birinci klipleri tekrar degerlendirerek, o kadar korkutucu oldugunu düsünmedikleri yorumunu yapılıyor. Yani, duygunun yogunlugu zamanla artmıyor, azalıyor.
Öyleyse neden?
Geçmis duygularını çok güçlü bir sekilde yasamamıs olsalar bile, neden insanlar geçmis hakkında güçlü görüslere sahip oluyor?
İkinci bir olasılık, Tory Higgins ve Charles Stangor'un 1988'de Kişilik ve Sosyal Psikoloji Dergisi'nde yaptıgı bir arastırmadan elde edilen arastırmalardan geliyor. İnsanlar yasadıkları hakkında yargıya varırken, genellikle bir seyle baglantılı olarak duygu ve düsüncelerini tanımlıyorlar. Örnegin, bir konserin mükemmel oldugunu söylediklerinde, bu, o ana kadar gördükleri konserlere kıyasla mükemmel oldukları anlamına geliyor. İsin aslı, insanlar geçmişteki olaylara geri döndügünde, olayın verdigi degerlendirmeyi hatırlıyor, ancak degerlendirme nedenini hatırlamıyorlar. Örnegin, lisedeyken katıldıgınız bir konseri anımsadıgınızda, "mükemmel" oldugunu düşünerek hatırlayabilirsiniz; ancak bu kararı verirken, lisede o noktaya kadar katıldıgınız tüm konserler bazında degerlendirme yaptıgınızı unutursunuz. Nitekim, bu konseri daha büyük bir tecrübe birikimi olan bir yetiskin olarak görmüş olsaydınız, yorumunuz büyük ölçüde degisirdi.
Buna ek olarak, geçmis olaylara baktıgınızda, nasıl sonuçlandıgını bilirsiniz. Belirsizlik ise streslidir. Günümüz, bize geçmisten daha iyi hissettirmiyor, çünkü hayatımızın bir parçası olan bütün stressörlerin nasıl sonuçlanacagını hala kaygıyla bekliyoruz.
Gençligimize dönük olaylara baktıgımızda, pek çok seyi, mükemmellik veya parlaklıklarına nasıl karar verdigimizi unutarak, mükemmel ya da harika olarak hatırlayacagız. Ancak, unutmayın ki, geçmiş hiç bir zaman su andakinden daha az stresli olmadı, ve içinde bulundugunuz an, onu yasarken hissettiginizden çok daha keyifli olabilir ve siz bunu kaçırıyor olabilirsiniz...



Yorumlar