top of page

Panik Odalarımız

Güncelleme tarihi: 24 Mar 2020

Panikle karsılastıgımız yerde icine sıgındıgımız panik odalarımız, evvelden beri kendimizi korudugumuz yegane sistem. Ancak panigin dısına cıkmak için öncelikle odadan dısarı adım atmamız gerekiyor.



Duygularımız türümüzü ve yasamımızı devam ettirmede kilit rol üstlenmistir. Insanoglunun son yüz yılda ortaya koydugu gelisimi hayatımızdan çıkardıgımızda doganın ayrılmaz bir parçası oldugumuzu hatırlamamız daha kolay olabilir. Örnegin; güvenlikli ve havuzlu sitelerimiz, aslında birer fare yuvası olarak degerlendirilebilir. Kendimizi korumak ve hayatımızı daha güvenle devam ettirmek için yaptıgımız yapılar...


Bir diger anlatımla kaygı ve korkularımızın bizi yerlestirdigi evler... Fare için in ne ise, insan için de evler, siteler odur aslında... Iste insanlıgın bilinmezle, kaygı ve korku ile bas ederken kullandıgı yöntem aslında hala bu kadar ilkel. Ve tarihsel akıs içinde bu bas edis hayatta kalma sansımızı artırdı... Hala da bu duygulardan tarihin eski çaglarındaki kadar olmazsa da sıkça yararlanmaktayız...

Nöbet tutan bir askerin hislerini düsünün, ya da savas olan bir ülkede yasayan bir aile üyesi oldugunuzu... Ne hissederdiniz? Muhtemelen yine kaygı ve korku...

Türümüzü korumak ve yasamımızı devam ettirmek amacıyla kaygı ve korkularımızdan oldukça beslendik... Hala da daha korunaklı ve daha rahat yasamlara sahip olma egilimimizi, bu sekilde sürdürüyoruz... Son yüzyılda yasamımızı kolaylastıran teknolojik, tıbbi, mimari onlarca kahraman ve eser olusturduk... Ve bu endüstriyel akıs içinde hala bu duygular bizi motive ediyor... Ise giderken, ailemizle ilgilenirken, sınava hazırlanırken... Bu noktadan bakıldıgında bu duyguların belirli bir seviyede olması aslında hayatımızdaki rolleri, görevleri, sorumlulukları gerçeklestirmemizi saglıyor, hatta bir seyleri basarmamıza da yardımcı oluyor... Fakat kaygı ve korkularımız bazen ortada bir neden yokken, ya da ortada bir neden olsa bile hayatımızı kolaylastırmak yerine bize zarar verecek sekilde ortaya çıkabiliyor.


Ruh saglıgı çalışanları olarak bizler, bu durumu bir ruhsal belirti seklinde degerlendirebiliyoruz. Kisilerin yasayabilecegi saldırı, trafik kazası, beklenmedik ölümler gibi üzücü ve insanı ciddi derecede sarsabilen olaylar karsısında dehsete kapılmak, dogal olarak düsünülebilir. Fakat ortada belirgin bir neden yokken ciddi derecede korku ve kaygıya kapılmak panik atak olarak degerlendirilebilir. Bu noktada panik atak nedir sorusunu cevaplamamız dogru olur.


Panik atak endise, korku ve sıkıntı duygularını içinde bulunduran, nöbetler seklinde ortaya çıkan bir tablodur.

Farklı hastalıklara bu nöbetler eslik edebilir.  Atak sırasında kisi ölecegini, kalbinde bir sorun oldugunu, kalp krizi geçirecegini ya da ciddi bir rahatsızlıgı yasadıgını düsünebilir. Ataklar dakikalar geçtikçe siddetini arttırır.  Hasta bayılacagını düsünerek panik içinde çogu zaman ya acile ya da tedavi aldıgı bir doktora başvurur. Süre geçtikçe atagın siddeti artar ve kisi atagın sonunda kendini çökkün bittin hisseder.


Ve bu ataklar beklenmedik anlarda tekrarlanabilir. Kisilerin korku egilimleri eger bu atagı, bu bunaltı nöbetini tekrar yasamaya dönüsürse bu durum panik bozukluk olarak degerlendirilir. Panik atak ve panik bozukluk kaygı bozuklukları içerisinde degerlendirilmektedir. Bu psikolojik sorunu yasayan kisilerin öncelikli olarak bu durumun tedavi edilebilir bir süreç  oldugunu ve ruhsal bir tablo oldugunu kabul etmesi gerekir.  Bununla birlikte kisinin kısa zamanda alanında uzman bir kisiye basvurması ve onun önerileriyle tedavi alması gerekebilir. Panik bozukluk ve panik atakların tedavisinde ise ilaç ve psikoterapinin birlikteliginin en etkili yöntem oldugu degerlendirilmistir.



 
 
 

Yorumlar


ILETISIM

Barış Mahallesi Lozan Sokak

Atış Yapı Bulvar Delux A Blok D:8

Nilüfer/BURSA

 

0 (536) 564 64 96

Teşekkürler !

bottom of page